Hain Olabilir! – Blade Runner

Bir “Blade Runner” okuması yapmak hep içimde kalmıştır. Bence filmin kilit anlarından biri Deckard’ın yaptığı fotoğraf incelemesi. Bu sahnede fotoğraf üzerinde yapılan işlem (çekim açısının değiştirilmesi, açı değiştikten sonra yapılan yaklaştırma) fizik kanunlarına aykırı. Yani imkansız bir müdahale. Ve sinemada imkansız detayların önemli rolerinden biri aidiyeti olmayan bilgi derinliğidir. Mesela buradaki gibi aslında objektifin bakış açısı olmayan bir açıya erişim kazanmak bu erişimi elde eden karakterin kendisinin olmayan bir görüşün arkasına geçmesi anlamı içerebilir. Ve sonuçta incelenenin canlı bir yayın değil, bir fotoğraf, yani kayıt olması elde edilen görüntüye anı, yani depth of knowledge (kabaca bilgi derinliği olarak çevrilebilir) niteliği kazandırır. Bu bakış Deckard’a ait değil. Aslında bir aidiyeti olmaması onu tanrıya ait kılıyor. Yani Deckard çekim öznesi olmayan bir görüntüye ortak olmakla tanrının görüşüne ortak olmuş oluyor. Onun bilgi derinliğine tecavüz ediyor. Zaten “Blade Runner” anlatımının belkemiği depth of knowledge’a tecavüz etme ve ortak olma üzerine kurulu. Gaff’ın bıraktığı unicorn’la Deckard’ın rüyasına ortak olması da, Deckard’ın replikantları anıları üzerinden tespit etmesi de hep başkalarının bilgi derinliğine tecavüz etmeye bağlanıyor.

Bu “haneye tecavüz” bağlamının sinemada çokça işlenmiş “surveillance” meselesine yine tanrısal bakış çağrışımı üzerinden bağlanabilirliğine bizi ikna eden şey, Ridley Scott’un kafayı surveillance kavramıyla çokça bozduğu bilinen kardeşi Tony Scott’ın bu takıntısının en belirgin olduğu “Enemy of the State” ve “Deja vu” filmlerinde benzer imkansız detayları biraz daha bilimkurgu tavrıyla (açıklama öncelikli) kullanmış olması. Sözünü ettiğim sahneler “Enemy of the State” de arkadaşının Robert Clayton Dean’in elindeki torbaya koyduğu diskin oluşturulan üç boyutlu görüntüyle tespit edilmesi, ve “Deja vu” da Claire’ın evdeki günlük yaşantısının farklı zaman ve mekandan gözlenmesi. Özellikle ikinci örnek “Blade Runner” daki sahnenin ifrata kaçmış bir revizyonu sayılabilir. Bir anlamda Tony Scott’ın da kendisinden daha büyük bir eleştirel başarıya sahip olan ağabeyinin zihnine girme çabasında olduğunu söyleyebiliriz.

About Rafızi


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: