Gözlerin… – Bioshock

Objektivizm. Ayn Rand adlı Rus asıllı Amerikalı yazar ve filozofun öncülüğünü yaptığı bireyci felsefe. Ayırıcı özelliklerinden bazıları mutlak bir kapitalizm ideali içermesi, egoyu ön plana çıkarması, bireyin tek varlık nedeninin kendi mutluluğu ve sadece kendisi için yaşaması olması gerektiğini savunmasıdır. Objektivistler kesin birer digerkamlık karşıtıdırlar ve dünya görüşlerinin bir ideoloji değil gerçeğin kendisi olduğunu savunurlar.

Fps (First Person Shooter) türü bazı kaynaklarda ego-shooter olarak da geçer. Kontrol ettiğiniz karakterin benliğine yerleştiğiniz için anlaşılabilir bir tercih. “Bioshock”ta da bu “benlik işgali” teması var. Söylemi egonun ve bireyin yüceltilmesine dayanan bir ideolojiyi eleştirmeyi dert edinmiş bir oyunda FPS açısının tercih edilmiş olması boşuna değil. Ve pek çok FPS’de olduğu gibi kafamızdaki interkomdan duyduğumuz Bridgette Tenenbaum, Andrew Ryan, aslında aynı kişi olduklarını anladığımız (ve bir objektivizm eleştirisinde tam da olması gereken yerde, yani “ben” kavramının kırılma noktasında duran bir kişilik bölünmesi tasviri olarak) Atlas, ve Frank Fontaine karakterlerinin birer iç ses olmasının yanısıra; oyundaki offscreen ses varlığını ses kayıtları ve Rapture’ın hoparlörlerinden verilen yayınlar da zenginleştiriyor.

Hemen hiç bir fps’de eksik olmayan ayna ya da yansıtıcı yüzeyden kontrol edilen karakterin görünmesi anları “Bioshock”ta bulunmuyor. Jack Ryan’ı, yani “ben”imizi göremiyoruz. Burada karakterimizin sadece elleri var. Hatta diyebiliriz ki burada işgal ettiğimiz benlik bu ellere ait. El, çünkü çalışan ve ürün veren uzantılar olarak doğrudan sosyalizm ve objektivizmin ilgi alanına giriyorlar. Bu ellerin en belirgin niteliklerinden biri de bileklerinde zincir dövmeleri olması. Öyle diyebiliriz ki isimsiz ellerimizin zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyleri yok. Ya da şöyle diyelim. Bir önceki paragrafta da belirttiğim gibi sürüyle iç ve dış sesi olan, ama somut bir bedene bağlanmayan elleri yönetiyoruz. Yani bir Ego-shooter için ironik bir tercihle, kesinlikle bir “ben” değiliz.

Ayn Rand’ın kitap kapaklarındaki geometrik kusursuzluk ve mimari takıntısı (gökyüzüne bakan dik insanlar, kusursuz insan bedenleri) Nazi dönemi Alman mimari ve heykeltıraşlığıyla sıradışı bir özdeşliğe sahiptir. Dik ve kusursuz insan bedenleri Rapture City’nin dekorasyonunda da en yoğun kullanılmış ögelerden. Oyunun yapımcıları Objektivizm’in bir ideoloji olduğunu reddederek kendini tamamen farklı bir paradigmaya sokma çabasına rağmen (ve aslında belki tam da bu çaba nedeniyle) en totaliter toplumsal pratiklerle akrabalığını görmüşler. Böylece oyunun anlatımını anlık müdahalelerde bulunulmayan anlarda da canlı tutacak bir estetik tercih olarak bu tasarım anlayışını benimsemişler.

Bilmiyorum belki abartıyorum. Belki de “You Are Empty” gibi hem kötü, hem de antikomünist söylemli bir oyundan sonra hem iyi, hem de antikapitalist bir oyun olması  “Bioshock”u haddinden fazla bağrıma basmama neden oldu. Ama yok be! Sonuçta garibim bilgisayar oyunu tarihi sosyalizme bu kadar samimiyetle yakın duran kaç büyük stüdyo oyunu gördü ki?

About Rafızi


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: