Arkadaş Peygamber mi? – Kosmos

Film Battal(Sermet Yeşil)ın peşindeki birilerinden kaçar gibi arkasına baka baka koşarak bir kasabaya gelmesiyle başlıyor. Hemen ardından, üstünde bulunan, aslında kıymet biçmediği sonradan, birden fazla kez vurgulanan parayı bir taşın altına saklıyor. Aynı dinleyicilerinin kendilerince anlamlandırdığı, kopuk ve oradan buradan apartılmış tiradları gibi, dünya varlığının da bir güdüleyeni yok. Hatta Battal’ın, dünya varını ve dünya görüşünü, “Lost”un Sawyer(Josh Holloway)ı ve “Slumdog Millionaire”in Jamal(Dev Patel)ı gibi ve kadar çapulculukla elde ettiğini iddia edebiliriz. Ama Battal’ın varlığının aksine Reha Erdem’in sinemasal tercihlerinin bir güdüleyeni var. Reha Erdem filmin pek çok anında Tarantino’yu aratmayacak denli saplantılı bir ayak fetişisti izlenimi veriyor. Bu kendisini hem Battal’ın topal kızı tedavi edişindeki erotizmde, hem de yönetmenin, Battal’ın, diğer iki sevgilisiyle seviştiği sahnelerde tercih ettiği planlarda belli ediyor.

Bence Battal, adını cüsse ya da kişiliğinden değil, kapsamından alıyor. Gerçekten de Battal’ın, gerçek serbest meslek erbabı olduğu iddia edilebilir. Kendisi hem sağlıkçı, hem tevrattan yaptığı alıntılarla (herhangi bir noktasından da değil, doğrudan Ezgiler Ezgisi’nden) dini bir lider (yani bir anlamda şaman), hem uyuşturucu tedarikçisi – tüccarı, hem jigolo, hem de politikacı. Evet, en belirgin, ve diğer mesleklerini de kapsar şekilde de siyasetçi. Hem askeri vesayetin üstüne gelip, arkasında aynı askeri vesayeti bırakması, hatta o askeri vesayet tarafından bir nevi darbeyle sürülmesi, hem de kasabada gösterdiği ilk mucizenin ardından nüfuzlu mezbahacı tarafından, boşaltılmış belediye binasına yerleştirilmesi, hatta kuş gibi konmasıyla. Hatta elindeki sigara yanığının hemen iyileşmesini, onu dini bir figüre yakınsatan bir mucize olmasının yanı sıra, Reha Erdem’in imgelemindeki bir siyasetçi yüzsüzlüğü tezahürü olarak algılayabiliriz.

Filmdeki kasaba delilerce işgal edilmiş. İnsanla kuş arasındaki çizgi silikleşmiş. Halkların kardeşliği babasını bir türlü gömememiş. Kasabanın sorunuysa kaynaklarını kullanamaması. Kasaba siyasetçi ihtiyacını da, öğretmen ihtiyacını karşıladığı gibi ithalatla karşılıyor. Kasabada pek çok proto ve pseudo deli var ama tesis yok. Tek tesis de mezbaha, yani hammaddeyi yok eden, pek çok benzetmede cevheri ziyan eden kurumları işaret etmek için kullanılan kuruluş. Bunun şu anlamı da olabilir. Belki de yönetmen, politikacılarımızı, pek çok uzmanlık alanında olduğu gibi ithal etmemiz gerektiğini düşünüyor. “Nitelikli siyasetçin yoksa dışarıdan getir.” diyor. Gelgelelim tüm nitelikli siyasetçiliğine rağmen Battal’ın kasabada pek uzun süre yatacak yeri olmuyor. Ördeklerin sayısı artıp uydu düşünce, yani anormalleşme süreci işledikçe, Battal’ın kasabadaki süresi de doluyor.

Reha Erdem “Kaç Para Kaç”ta da düştüğü kör göze parmağa varma haline yine düşmüş. “Kaç Para Kaç”ta Selim’in paranın etkisine aşamalı olarak kapılışı gibi, çağrışımdansa hissettirmeye dayalı bir anlatım çabası, “Kaç Para Kaç”taki kadar baskın olmasa da “Kosmos”ta da var. Arda kalan tüm inceliğine rağmen, “Kosmos” bence bir başyapıttır diyememem bundandır.

About Rafızi


One response to “Arkadaş Peygamber mi? – Kosmos

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: