Benim Aktörüm Olacaksın – The Expendables

Tuna Erdem, zamanında TRT2’deki “Beyaz Perde”de, o dönem yeni gösterime girmiş bir western filmi için, “‘Unforgiven’la türün ipliği pazara döküldükten sonra eğer çok iyi ya da özgün bir şey yapmayacaksanız western filmi çekmek anlamsız.” demişti. Unforgiven gerçekten özel bir filmdi. Sanki hem parodi sinemasının hem türün en iyilerinden olmasının nedeni, türe katkı yapmış bir yönetmen değil, türün yıldızı olan bir aktör tarafından çekilmiş olmasıydı. Clint Eastwood, son bir iş için silahını dolaptan çıkaran Will Munny’yi oynamak üzere son bir western için türe dönüyordu. “The Expendables”da da aynı şey oluyor. Yetmişlerden beri aksiyon filmlerinde oynayan Sylvester Stallone, aksiyon aktörlerinin doz aşımı yapacak denli öbeklenmesine dayalı bir kadro kuruyor. Boksla bedenini parçalamış, siyasete bulaşmış, televizyon filmleri ve kötü adam rollerinden yukarı hiçbir zaman tırmanamamış, ya da eski şöhretini yitirmiş, yani harcanmış adamlara son bir rol için ümit verip onları bir kez daha pervasızca harcıyor. Yani doğru olanı yapıyor.

Alfred Hitchcock, “Aktörler sığırdır.” sözünün tepki görmesi üstüne, “‘Aktörler sığırdır.’ demedim, ‘Aktörlere sığırlarmış gibi davranılmalıdır.’ dedim.” diyor. “The Expendables”da, “Rambo: First Blood Part II”daki “I’m expendable” repliğinden gelen “harcanabilir” kelimesiyle tanımlanan paralı askerler, sinemada tam da arsız yönetmen ve senaristin harcanabilir eşya gibi davrandığı aksiyon aktörlerini işaret ediyor. Stallone ile Arnold Schwarzenegger’in Bruce Willis’ın karşısında işi kimin alacağını konuştukları sahne, bir rol için seçmelere katılmış ve kariyere doymuş iki aktörün rol paslaşmasından başka bir şey değil. Adının böyle seçilmiş olmasının da boşuna olmadığı açık olan Tool’un (Mickey Rourke) Bosna anısıyla taşıdığı pişmanlık da aslında güzel bir rolü geri çevirmiş aktörün pişmanlığı. Tool bu anısını, egzotik ışıklandırılmış bir makyaj aynasının önünde gitar boyarken anlatıyor. Yani bir nevi pavyon küskünü.

Peki “The Expendables”, “Unforgiven” ya da “Last Action Hero” kadar iyi bir film ya da parodi mi? Elbette değil. Bir kere düştüğü çok büyük bir hata, varisini yanlış saptamış olması. Vin Diesel, Jason Statham’ı elinin tersiyle tokatlar. Sylvester Stallone da bunun, bir türün ipliğini pazara tek filmle dökecek, derdini tek filmle anlatıp paketleyecek yönetmenlik becerisine sahip bir sinemacı olmadığının farkında ki “The Expendables 2″yi çekti. Ya da niyeti bir devam filmi parodisi yapmak. Bakın bu da bir ihtimal.

About Rafızi


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: